
Sayın okuyucularım ve hemşehrilerim, şimdi size Simav şehir merkezinin 20 kilometre uzağındaki bir yüklü kamyonun ağzından girip içinde kaybolacağı büyükçe bir mağaranın yolunu ve konumunu anlatacağım.
Bu mağaranın varlığından 14 yıl önce 1994 kışında Simav Avcılar Kulübünde Efir Köylü bir avcımızın anlatımıyla haberdar olmuştum. Keşke 14 yıl önce kış-kıyamet demeyip Kabaşlar Mağarasına gitseydim. Herhalde önce resimleyip sonrada çalıştığım ulusal gazetelerde ve yazdığım Simav kitaplarımda konu ederdim. Çünkü 14 yıl önce Efirli hemşehrimizin gördüklerini bana anlatmasıyla geçtiğimiz 15-Haziran-2008 tarihinde saat 14′de mağarayı ilk kez gördüğüm görünümünün değişikliklerini üzülerek farkını yaşadım. O güzelim mağaranın girişini adeta dinamitlerle yıkmışlar,sanki havan topuna tutup giriş kısmını yok etmişler…Tabii içine giren dostlarımın ifadesine göre de içini kaçak kazı yapan hazine arayıcıları talan etmiş…

Hemşehrim niçin bu mağaraya gittin diye soranlarınız olacaktır.
Biliyorsunuz 3 yıldır Simav Yarenlerini anlatan kitabımdan ötürü Ankara’da aleyhime açılan mahkemenin duruşmalarına gidip geliyorum. Ankara’daki mahkeme duruşmalarımdan çıktıktan sonra benim oyumunda olduğu Simavlı Milletvekillerimizin ilçemizle ilgili nasıl çalışmalar içinde diye Büyük Millet Meclisinin yolunu tutuyorum. 20.Mart.2008 tarihindeki ziyaretimde KÜTAHYA MİLLETVEKİLİMİZ Prof.Dr. ALİM IŞIK hocamın masasında Kütahya Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğünün 2008 yılı Ocak ayında bastırdığı "Kütahya İli İhtiyaç ve Sorunları" kitapçığını gördüm. Değerli milletvekilinden bir fotokopisini rica ettim.Vekilimizin danışmanı Simav Ortaokulundan sınıf arkadaşım Zekiye Hanım hemen bir fotokopisini çekip verdiler. Efendim bu kitapçığın 56.sayfasında " SİMAV İLÇESİ İHTİYAÇ ve SORUNLARI" başlığı altında 5′inci Maddesi 4′üncü şıkkında şöyle yazıyor; "KOYUNOBA Köyü KABAÇLAR Mahallesindeki MAĞARANIN’da TURİZME hizmet verebilecek bir tesis haline getirilmesi" kayıdı var…Bu kayıdı oraya aldıranlardan Allah razı olsun.
Simav’ın yetiştirdiği ve Simav üzerine 4 kitap yazmış gazeteci evladı olarak Simav’ı ve Simavlıları ilgilendiren bu konuyu ben takip etmiyeceğimde kim takip edecek?.

İşte geçtiğimiz 15. Haziran.2008 tarihi Pazar günü Simav Ortaokulundan Din Dersi
Öğretmenim, halen Simav Belediye Başkan Yardımcımız HÜSEYİN GÜNER hocamla buluşup KABAŞLAR MAĞARASINA gittik. Hüseyin hocam daha önce bir heyetle bu mağaramızı iki defa ziyaret edip Kütahya Valiliğine bir rapor halinde turizme açılması için müracaatlarını yapmışlar. Velavki 6 ay kadar önce iki kez mağarayı ziyaret eden Hüseyin Hocam bu ziyaretimizde Mağarayı nerdeyse bulamıyordu. Neden mi? Kaçak kazıcılar yine yakın zamanlarda burayı kazık, kazık yapıp birçok giriş kısmını göçürmüşler.
Mağara ile ilgili ilk gözlemlerimi söyleyeyim…Bu mağara en az 2 bin yıl önce Romalılarca kullanılmış…Mermer taşına bolca rastlanması hatta mermerden bir tepe oyularak yaşam alanı yapılması Romalılara işaret ediyor…Çünkü Roma kültüründe Mermer büyük yer tutar.40 yıl öncesine kadar mermer sütunlu bir girişi zemini mermer döşemeli ve kapısındada anıtsal yazıların yer aldığı kitabeler varmış…Halen Mağara içinde ve dışındaki derelerde bu mermer sütun başlıklarını görenler var. Mağara içini 14 yıl önce bana söylenenlere göre yüklü bir kamyon girip yolunu şaşıracak kadar tüneller ve odaların çokluğunu göz önünde tutarsak bir köyü barındıracak genişlik var. Zaten üzerinde yer alan Kabaşlar (Mahalle) köyüde tarife göre Mağara tamamının Altıda biri kadar.
Mağara ağzında kaçak hazine arayıcılarının kırıp geçirdikleri kap,çömlek ve testi kırıklarının çamuru ve pişirilme tarzına baktığımda FRİG Türklerinin işçiliğini gördüm. Bu da Mağaramızın 2 bin yıl önce Romalılardan da eski dönemde, 4 bin yıl öncesinde kullanıldığı ya da yapıldığı izlenimine ulaştırıyor…Köylülerce çevresinde bulunan paraların üzerinde resimler Frigyalılara ve hırıstiyanlık öncesi ilk dönem Roma sikkelerinde kullanılan tanrı,tanrıça,rahip,rahibeler resmedilmiş olduğu söylentileri dolaşıyor.
KEŞFEDİLSE, TRABZON SÜMELA MANASTIRINA BENZİYOR!.

Kabaş Mağarasının yeri; Kütahya İli Simav İlçesi Koyunoba Köyü KABAŞLAR
Mahallesinin yer aldığı mermer tepeciğin altında olup giriş kapıları doğuya bakıyor. Giriş kapısından SİMAV şehir merkezi ve Yeşilköy üstündeki Kıble Dağı Tepesi ile Kütahya’dan Uşak’tan gelen yol güzergahları gözüküyor…İlçe merkezi Simav’a 20 Kilometre iki değişik güzergahtan ulaşılabiliniyor. Simav-Dağardı-Bursa karayolunu en iyi bir şekilde kontrol eden bir noktada yer alıyor. Sırtı Simav ilçesinin en büyük dağı AKDAĞ’ın doğu eteklerinde Koyunoba köyünün güneyindeki Tekkekır Tepesi ile Yeniler Köyü üstündeki Karaca Tepe arasında, güneyinde Kürenli dere, kuzeyinde AK DERE akarsuları HAMZABEY ÇAYI ile ( =KOCA ÇAY=RİNDEKOS ) birleşiyor…Mağaranın üzerindeki Kabaşlar Mahallesinde 35 hane olup Yörük-Türkmen halkı hayvancılıkla geçimini sürdürüyor.
Mağara Büyük bir YAR şeklinde doğuya bakıyor, mermer merdivenlerle iniliyor. Bu merdivenler de tahribattan nasibini almış olup son 5 basamağı açıkta…Adeta TRABZON SÜMELA MANASTIRI’nın görünümü var…İçi keşfedilse belki oradan da daha büyük ve daha özgün eser ve yapılar olabilir…Kabaşlar Mağarasından 4 kilometre kadar ötedeki kuru Simav Gölü ve Ovası kıyısındaki ÖRENLİ Köyüne tünellerin, çıkışların varlığından sözediliyor. Başka yönlerede olabileceği kuşkusuzdur.
TARİH KİTAPLARININ KAYDETMEDİĞİ " AKÇAY SAVAŞI" BU MAĞARA ÖNÜNDE OLMUŞ!
Yukarıda sözünü ettiğim AK DERE ‘nin Hamzabey Çayına karıştığı küçük düzlükte 611 yıl önce 1397 yılında OSMANLI padişahı YILDIRIM BAYEZIT ile KARAMANOĞLU Alaaddin Ali Bey arasında 30 saat süren kanlı bir savaş olmuş. Osmanlılar bu KABAŞLAR MAĞARASINA askerlerini gizleyerek KARAMAN BEYLİĞİ askerlerini arkadan çevirip savaşı kazanmışlar…Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey ve iki oğlu Ali ve Mehmet esir düşürülmüşler. Karaman Beyi oracıkta asılırken iki oğlu esir olarak BURSA’ya götürülmüş.
MAĞARAYA UÇAN NESNELERİN GİRİP ÇIKTIĞINI GÖRENLER VAR

Simav – Bursa karayolunun batı tepelerinden birinde yer alan Kabaşlar Mağarasınin tam karşısındaki Eğrigöz sıra dağlarının eteğindeki YEMİŞLİ Beldesi yer alıyor. Yıllar önce Simav panayırında Bir Yemişlili hemşehrimizden küçüklüğünde köyünün karşısındaki bu mağara ağzından UÇAN DAİREYE benzer nesnelerin girip çıktığını söylemişti. Bende inanmamakla birlikte konuyu başkada görenler olabilirmi diye buraya yazıyorum. Çünkü anlatılanlara göre bu mağara o kadar büyük ve düzenli bir yeraltı boşluğu ki doğal olarak oluşma değil, insanların bilinmeyen bir nedenden ötürü yaptığı bir geniş yaşam alanı. Acaba üç-dört bin yıl öncesi insanlarını büyük bir şey tehdit ediyordu da!. Dağın altına bu yaşam alanını mı yaptılar. Hani şimdi NÜKLEER SAVAŞTAN korkupta yer altlarına SIĞINAKLAR İnşaa eden ileri, batı ülkeleri var ya…
Acaba o eski bin yıllarda da insanları böyle bir tehditin varlığında

BÜTÜN BU KUŞKULARIMIZIN dağılması bu mağaramızın acele araştırılıp incelenmesi ile gerçekleşebilir. Peki bu mağaramızı niçin kaçak kazılar yapıp tahrip edenlere bırakıyoruz. Siyasi temsilcilerimiz ve vekillerimiz bu mağaramızı hemen devletimizin KORUMASI altına almalıdırlar. Simav’da yaşayacak gelecek kuşak hemşehrilerimiz bizden bunu beklerlerdi herhalde. Benim bu mağaramızı fotoğraflandırmama vesile olan SİMAV BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCIMIZ HÜSEYİN GÜNER hocama teşekkür ediyorum….
TÜM YETKİLİ VE İLGİLİ BÜYÜKLERİMİZE SELAM EDER SAYGILARIMI ARZ EDERİM….
"Bilmeyenler ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun" -Yunus Emre-
17.Haziran.2008 İzmir
Alaattin GÜRIRMAK
Benzer Konular:
- İzmirde Mezardan Kaçan Simavlı – ALAATTİN GÜRIRMAK
- Simav Gavur Evleri Kanyonu – Alaattin Gürırmak
- 48 Yil Önce Simav Bilmecesi – Alaattin Gürirmak
- SİMAV’IN KAYIP KAPLICASI ‘OSİM’ – Alaattin GÜRIRMAK
- Simav Ulu Camii Kitabesinde Ne Yazıyor? – Alaattin Gürırmak
- SİMAVI ÇEYİZ VEREN KÜTAHYA – Alaattin Gürırmak
- Simav Baliği Tehlikede! – Alaattin Gürirmak
- İLİNİ ARAYAN İLÇE, SİMAV – Alaattin Gürırmak
- Simav’ı Kim Uçuracak? – Alaattin Gürırmak
- Simav’a Yol Gelmiyecekse! Simavmi Yola Gitsin? – Alaattin Gürirmak







